• CUMA, 21 EYLÜL 2018
Hızlı Erişim
  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZDAN
TAKİP EDEBİLİRSİNİZ

1-7 Mart Muhasebe Haftası

  • 1-7 Mart Muhasebe Haftası

AĞIR SOSYAL VE EKOMİK KOŞULLAR ALTINDA

1-7 MART MUHASEBE HAFTASI KUTLANIYOR

Dünyamız, “İnsani Gelişme Raporu"na göre sosyal ve ekonomik paylaşım ilkeleri açısından en kötü dönemini yaşamaktadır. Gelir dağılımının dünya ölçeğinde yarattığı uçurum, yoksulluğun boyutu ve işsizlik sorunu gündemin ilk sıralarında yer almaktadır. Pek çok işyeri kapanmakta, işsiz kalanların sayısı artık milyonlarla ifade edilmektedir.

Bu bunalım, her zamanki gibi en çok az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri etkilemiş, içinde bulunduğumuz olumsuzluklar ile birlikte dünya ölçeğinde krizden en olumsuz etkilenen ülkelerin başında gelmemize neden olmuştur. Üretim ve iç piyasalarda talep düşmüş, dış ticaret hacmi daralmış, işsizlik oranları büyümüş ve istihdam hacmi küçülmüştür. Söz konusu politikaların yıllarca biriktirdiği olumsuzluklar, bugün içinde bulunduğumuz krizde iyice su yüzüne çıkmıştır.

Dünyada ve ülkemizde yaşanan bu olağanüstü gelişmeler halkımız ve meslektaşlarımız için çok daha ağır sosyal ve ekonomik koşullar yaratmıştır.

Türkiye, ekonomik kötü gidişata paralel olarak şiddet, terör ve savaş girdabında toplumsal ve sosyal bir başka krizle yüz yüzedir. İnsan hakkı ihlallerini sayısal olarak ifade etmek güçleşmiş, insanımız bugün en temel insani hak olan “yaşama hakkı”ndan dahi yoksundur. 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından OHAL ile toplum belirsizlik, gelecek kaygısı, tedirginlik ve korkuyla yaşamak zorunda bırakılmıştır.

Olağanüstü hale ilişkin düzenleme ve uygulamaların, bir ‘istisna hal’ olmaktan çıkarak uzatılması ve kalıcı hale gelmesi ülkenin daha çok kaosa sürüklenmesine neden olmuştur. Ülkenin aydınları, gazetecileri, yazarları, seçilmiş belediye başkanları, milletvekilleri, akademisyenleri zorla gözaltına alınmakta, mesleklerinden ihraç edilmekte, tutuklanmaktadır. İfade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik saldırılar artmıştır. Ülkemizde acilen barışı ve huzuru tesis edecek politikalara ihtiyaç vardır.

Anayasa değişiklik sürecinin bu olağanüstü hal kapsamında başlatılması ve oldu-bittiye getirilerek halkımızın evet/hayır sarmalına sokulması ayrıca bir kaosa ve ayrışmaya neden olmaktadır.

OHAL sürecine her türlü ekonomik dolaşımın kayıt altına alındığı meslek alanımızın penceresinden baktığımızda kamunun denetimi ve denetim unsurları çalışamaz hale gelmiştir. Denetimsiz sürdürülen harcamalar, bütçe dengesinde vatandaş aleyhine bozulmalara neden olmuştur. Ticaret durma noktasına gelmiş, sanayici ve tüccar gelecek planlaması yapmaz durumdadır.

Yaşanan bu olağanüstü sürecin en kısa sürede halkımız lehine atlatılması için bu ülkede yaşayan herkese görevler düşmektedir. Ülkemizin bu kritik döneminde önemli mesleki ve toplumsal sorumluluklar üstlendiğinin bilinciyle görev alan Kurullarımız, düzenli toplantılarla çalışma programımızı hayata geçirmek için büyük bir özveriyle faaliyetlerini sürdürmektedir.

BİR DİZİ MESLEKİ SORUN ÇÖZÜM BEKLERKEN  MUHASEBE HAFTASI KUTLANIYOR

Böyle kritik bir sürecin gölgesinde, TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 77 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Odası ile 8 Yeminli Mali Müşavir Odasına kayıtlı, 105 bin meslek mensubu, 17 bin stajyer, büro çalışanları ve aileleriyle birlikte sayısı 1 milyona yaklaşan muhasebe camiası tüm yurtta çeşitli etkinliklerle Muhasebe Haftasını kutluyor.

Başta Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere bir çok kurum ve kuruluşa vergi ve sosyal güvenlik bildirimleri ve diğer mali bildirimler ile ilgili veri akışı, beyanların tanzimi ve gönderimi meslek mensuplarımız tarafından yapılmaktadır. Ayrıca TÜİK, BDDK, SPK, EPDK ve Hazine Müsteşarlığı gibi, ekonomideki diğer düzenleyici ve denetleyici kamu kurumları da meslek mensuplarımızdan hizmet almaktadırlar. Sistemin başarılı çalışmasında kamu görevlilerinin olduğu kadar meslektaşlarımızın payının en üst seviyelerde olduğu bütün kamuoyunca bilinmektedir.

Meslektaşlarımızın yaptıkları görevler, kamu maliyesine ve ekonominin gelişimine önemli katkı ve enformasyon sunmaktadır.

TÜRMOB ve Odalarımız kamu yararına, sürekli yüksek kalitede hizmet sağlayan standartlarla, muhasebe ve denetim mesleğinin dünyadaki gelişmelere paralel olarak ilerletilmesi ve geliştirilmesi için çalışmakta, gerek stajyerlerimizin ve meslek mensuplarımızın eğitimi, gerekse mesleğin uygulanmasına yönelik üzerine düşen sorunların çözümü konusunda büyük bir özveri ile çalışmaktadır.

İşletmelerin muhasebe ve denetim sistemini gerçekleştiren, devletin vergi gelirlerinin arttırılmasına katkı sunan ve devlet kurumlarının işleyişine yardımcı olan muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleği önemli sorunlarla yüz yüzedir.

Görev ve fonksiyonlarımızı yerine getirirken yaşadığımız sorunlar, hizmet sunumunda çeşitli aksaklıkları beraberinde getirmektedir. Bu yüzden diyalog ve işbirliği içerisinde mesleki sorunlarımızın çözülmesini talep ediyoruz.

ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARIMIZ VE TALEPLERİMİZ:

TTK (TÜRK TİCARET KANUNU) BAŞTA DENETİM OLMAK ÜZERE AMACINA TEKRAR KAVUŞTURULMALI, BAĞIMSIZ DENETİM TÜM İKTİSADİ İŞLEMLERİ KAPSAMALIDIR

Türk Ticaret Kanunu 10 yılı aşkın hazırlık sürecinin ardından yasalaşmış daha sonra yapılan değişikliklerle amaç ve ruhundan uzaklaştırılmıştır. Mutlaka başta denetim olmak üzere amaç ve hedeflerine kavuşması sağlanmalıdır.

Bağımsız denetim Türkiye’de de, dünyada olduğu gibi muhasebe mesleğinin bir parçası ve uzmanlık alanıdır. İlke olarak, denetimsiz işletme düşünülemez. Bağımsız denetimi hayatın her alanında yaşama geçirmek zorundayız. Yerel yönetimlerde, kamu idarelerinde, işletmelerde, tüm şirketlerde, siyasi partilerde, vakıflarda, kısaca güvenlik ve yargı dışında hayatın her alanında en etkin bir şekilde bağımsız denetim uygulanmalıdır. Denetimin olmadığı her yerde suistimaller yaşanır, yolsuzluk yaşanır, karanlık işler yaşanır. Yolsuzluğun, suistimalin, karanlık işlerin panzehiri denetimdir. Bu nedenle en kısa zamanda tüm sermaye şirketlerinin bağımsız denetime tabi tutulması gerekmektedir.

• Bağımsız denetime tabi olacak Anonim Şirketler ile Tarım Satış Kooperatifleri ve üst kuruluşların ciro, aktif büyüklük ve çalışan sayısı gözetilmeksizin tamamı denetime tabi tutulmalıdır.

MEVZUAT VE UYGULAMALARDAN KAYNAKLANAN SORUNLARIMIZ GİDERİLMELİDİR

• Meslek Yasamız günümüz koşulları ve mesleki ihtiyaçlarımız göz önüne alınarak değiştirilmeli ve anti demokratik maddelerden arındırılmalıdır.

• Meslek Yasamızın uygulamalarına yönelik tek Tebliğ Taslağına ilişkin düzenlemede TÜRMOB ve Odalarımızın görüş ve önerileri mutlaka yer almalı ve bir an önce hayata geçirilmelidir.

• TÜRMOB ve Odalarımızın hazırladığı, Türkiye genelinde bulunan vergi dairelerinde meslek mensuplarımızın karşılaştıkları farklı uygulamalar ve çözüm önerilerimizi içeren 'Vergi Daireleri Uygulama Birlikteliği Rehberi' taslak çalışmamıza Gelir İdaresi Başkanlığı ile birlikte nihai şekli verilmeli ve her iki kurum tarafından ortak yayın olarak bastırılmalıdır.

• TÜRMOB Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve yayımlanması için Maliye Bakanlığı’na gönderilen, 'Sürekli Mesleki Gelişim Yönetmeliği' bir an önce yayınlanmalıdır.

• Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile diğer kurumlarca son yıllarda istenen bilgi, beyan ve formların sayısı oldukça artmıştır. Devletin lehine istenen bilgi ve belgelerin fazlalığına itiraz etmiyoruz. Ancak bu bedelsiz kalmamalı ve artan iş yükü külfet olmaktan çıkarılmalı ve mutlaka ekonomik karşılığını bulmalıdır.

• Önerimiz olan her beyanname, bildirge ve bildirim için meslek mensubuna gider katılım payı talebimiz bir an önce hayata geçirilmelidir.

• Yıl içinde yapılan mevzuat değişikliklerinin hemen yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi meslek mensuplarına ciddi bir iş yükü ve sorumluluk getirmektedir. Meslek mensuplarına bu düzenlemelere uyum için mutlaka süre verilmelidir.

• 1-20 Temmuz Mali Tatil uygulaması amacına uygun hale getirilmeli, mevzuatı buna uygun olarak düzenlenmeli, kurum ve kuruluşların bilgi ve belge isteme, inceleme ve denetimi Yasa’nın amacına uygun olarak yapılmalıdır.

• Son zamanlarda vergi incelemelerinde gerekli özen gösterilmeden, meslek mensuplarına sorumluluk yükleme konusunda oldukça cömert davranılmaktadır. Bu konuda daha hassas davranılmalıdır. İnceleme kriterleri çok net belirlenmelidir.

• 3568 sayılı meslek yasamızda, vergi usul yasamızda, ceza hukukumuzda yer alan vergiye ilişkin mali cezalar ve hürriyeti kısıtlayıcı cezalar huzursuzluk kaynağıdır.

• Özellikle meslek mensuplarımızın sorumluluğu meslek yasasında düzenlenmeli ve sorumluluk iyice açıklanan mesleki hata, mesleki suç tanımının üzerine oturtulmalıdır.

• Uzatma taleplerinden artık çok sıkıldık. Beyan süreleri uzatmaya ihtiyaç olmayacak şekilde eskisi gibi ödeme süresinin son gününe çekilmelidir.

• Bağımlı çalışan meslek mensuplarının unvan kullanması sağlanmalı, ücret tarifesinde bağımlıların ücretleri de belirlenmelidir.

• Muhasebe mesleği beyanname gönderenin kim olduğundan öte paydaşların muhasebeden ve düzenlenen beyannamelerden ne kadar yararlandığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

• Muhasebe; tıp, hukuk, mühendislik gibi önemli akademik meslek alanlarından birisidir. Esnaf Odalarında istihdam edilen, muhasebe bilgisi tartışılacak yetkisiz kişiler tarafından yapılabilecek bir iş değildir.

• Dördüncü Dönem Geçici Vergi beyannamesi kaldırılmalıdır.

• Beyanname imzalatma zorunluluğu kapsamı dışında bırakılan mükelleflerin beyannameleri de imzalatma kapsamına dahil edilmelidir.

• Meslek mensuplarına yüklenilen müteselsil sorumluluk hükümleri yeniden gözden geçirilmelidir.

• 1 ve 2 No'lu KDV Beyannameler aynı amaca hizmet ettiklerinden birleştirilmelidir.

• Ba-Bs formları geçici vergi dönemlerine göre düzenlenerek verilmeli, Ba-Bs formları başta olmak üzere düzeltme amaçlı verilen beyan ve bildirimlerde ceza uygulamasından vazgeçilmelidir.

• Ba, bildirim formlarının sisteme yüklenmesi sırasında özellikle sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği raporla tespit edilen vergi mükellefleri konusunda meslek mensuplarını uyarıcı bir sistem kurulmalıdır. Böylece ilgili mükelleflere ait faturaların henüz vergi kaybına yol açmadan kayda alınması engellenmiş olacaktır.

• Uzlaşma Komisyonlarında Odalarımızın görevlendireceği meslek mensubu bulundurulmalıdır.

• Damga Vergisi çağdaş bir vergi olmaktan uzaklaşmış olup, meslek mensuplarının sözleşme yaparak çalışmalarını teşvik etmek amacıyla mesleki hizmet sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmelidir.

• Serbest meslek faaliyetlerinde KDV %18'den %8'e indirilmelidir. Ya da %50 tevkifat uygulamasına geçilmelidir.

• Mesleki faaliyette KDV'yi doğuran olay tahsilâta bağlanmalıdır.

• Mücbir sebepler net bir şekilde belirlenerek mücbir sebep hallerine meslek mensupları ile ilgili düzenleme yapılmalıdır.

• Stajyerlerimiz için sosyal güvenlik primi ve vergi muafiyeti sağlanmalıdır.

• Serbest meslek giderleri güncel harcamalarımızı gözetecek şekilde genişletilerek yeniden düzenlenmelidir.

• Eğitim ve öğretim hizmetleri ile sınırlı olmak üzere, Birliğimiz ve Odalarımız gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların iktisadi işletmeleri için, Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi istisnası getirilmelidir.

• Meslek mensupları sözleşme imzaladığı mükelleflerinin kanuni defter bilgilerini her yıl Noterler Birliği’nin sistemine girdiğinden ayrıca bu bilgilerin bir kez daha “İnternet Vergi Dairesi” sistemine girilmesi ciddi bir iş gücü kaybına neden olmaktadır. Bu bilgilerin Türkiye Noterler Birliği’nin sisteminden alınması gerekmektedir.

• Kimlik Bildirim Kanunu gereğince işyerlerinde çalıştırılan personelin en yakın kolluk kuvvetlerine bildirilmesi yükümlülüğü için SGK’ya yapılan işçi giriş ve çıkış bildirimlerinin kolluk kuvvetlerine de yapılmış sayılması yönünde İçişleri Bakanlığı ile SGK tarafından bir düzenleme yapılmalıdır.

• Kurumlar arası bilgi paylaşımının yetersizliği ile ilgili sorunların çözümü için kurumlar arasında ortak bir bilgi havuzunun oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

• Meslek mensuplarımızın ihale konusu işlerde ve özel bina inşaatlarında asgari işçilik raporu düzenleme hakkı bulunmaktadır. Ancak meslek mensuplarımız, raporda yapabilecekleri hatalar nedeniyle SGK zararına sebebiyet verdikleri takdirde, oluşan Kurum zararından işveren ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır. Ancak gerçeğe aykırılığın tespitinde kasıt ve kusur ayrımının yapılması gerekmektedir.

• Meslek mensuplarımız 4/b kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 4/b kapsamındaki sigortalılar için en önemli dezavantajlardan birisi emeklilik için 9000 gün prim gün sayısının istenmesidir. Halbuki bu süre 4/a kapsamında sigortalı sayılanlar için 7200 gündür. Sosyal güvenlikte eşitlik ve tek çatı ilkesi doğrultusunda meslek mensuplarımızın 4/a kapsamına alınarak bu ayrımın kaldırılması gerekmektedir.

• Meclisin onayından geçen, vergisini düzenli ödeyenlere uygulanacak % 5 lik vergi indirimi uygulaması son 3 yılda vergi borcu olmayan ve vergisini bu süre içinde ödeyenleri kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Bu süre son 3 ayda vergisini düzenli ödeyen bütün mükellefleri kapsamalıdır.

• Cumhuriyet tarihinden bu yana her 3,5 yılda bir uygulanan vergi ve SGK afları ülkenin kurumlarına güveni zedelemektedir. Kamunun etkinliği yok edilmektedir.

SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜMÜ İÇİN:

Siyasi iktidarın ve ilgili kurum-kuruluşların haklı taleplerimize cevap vermesini, sorunlarımızın çözümü için adım atmalarını bekliyoruz.

TBMM’nin meslek alanımızdaki sorunların çözümüne yönelik yasal düzenlemeleri bir an önce yapmasını, tüm bu ilgili düzenlemelerde görüş ve önerilerimizi dikkate almasını istiyoruz.

MESLEKİ VE TOPLUMSAL SORUNLARI BİR BÜTÜN OLARAK GÖRÜYORUZ

Hazine ile mükellef arasında köprü görevi gören, ülkemizin güçlü ekonomisi için güçlü bir mali müşavirlik kurumunun varlığına inanan Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik mesleğimizi ülke ekonomisine değer katarak geliştirmeye çalışıyoruz.

Meslek odamıza ve meslek alanımıza yasa yoluyla yapılmak istenen saldırılara karşı savaş veriyoruz.

Meslek onurumuzu korumak ve yükseltmek, meslek alanımıza sahip çıkmak, mesleki bilgi ve birikimimizi toplum yararına kullanmak için çaba harcıyoruz.

Mesleki ve toplumsal sorumlulukları bir bütün olarak görüyor, hukukun ve bilimin üstünlüğüne inanıyoruz. Ülkemizin içine sokulduğu şiddet, terör ve savaş girdabında Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, eşitliği, özgürlüğü, barışı ve adaleti bugünkü tarihsel koşulların gerektirdiği şekilde savunuyoruz.

Bu inançla Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir meslektaşlarımızın Muhasebe Haftasını coşkuyla kutlayabileceği günlerin özlemiyle ülkemiz ve meslektaşlarımız için aydınlık günler diliyoruz.

Vedat ADAK

İZSMMMO Başkanı

Seminer ve Etkinliklerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kayıt olun.