13 HAZİRAN MESLEK YASASININ KABULÜNÜN 27.YILI

14 Haziran 2016

  • 14 Haziran 2016 Salı

HABER

İzmir Mali Müşavirler Odası Başkanı Adak: Meslek Yasamızın Kabul Edilişinin 27. Yılı

Muhasebe ve denetim mesleğinin yasal statüsüne kavuşmasının yıl dönümü dolayısı ile Oda Başkanı Vedat Adak yazılı bir açıklama yaptı. 

“Ülkemiz ve mesleğimiz açısından gergin ve sıkıntılı günler yaşıyoruz. Yaşanan bu sıkıntılar karşısında Odalarımızın ve Türmob’un sorunların çözümü noktasında daha etkin daha söz sahibi olması gerektiğini düşünüyoruz.

17/25 Aralık tarihinden sonra çözüm süreci yerini terör sürecine bıraktı. Her gün şehit haberleri almaktayız. Birçok yerde yüzlerce günahsız yurttaşımız canlı bombaların hedefi oldu. Olmaya devam ediyor.  Halkımıza karşı yapılan bu tür terör eylemlerinin kaynağı ve sebebi ne olursa olsun kınıyor ve ölenlerimize rahmet diliyoruz.

Bu ülke yurttaşları olarak çok büyük sorunlar yaşamaktayız. Ülkemiz maalesef iyi yönetilmiyor.

  • Bu ülkede yaşayan halkın güvenliği sağlanamadı.
  • Yaşadığımız bu ülkede adalet ve hukuk yok edildi. Yandaş yargı oluşturuldu.
  • Ülkesini seven gençler, yazan çizen aydınlar susturuldu, özgürlüklerine müdahale edildi.
  • Halkın gerçek ve doğru bilgi almaları engellendi, yandaş medya oluşturuldu.
  • Yanlış dış politika izlendi, komşularımız başta olmak üzere dünya devletleri ile büyük sorunlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediliyor.
  • İçeride de iç barış sağlanamadı. Her gün gençlerimizin kaybedilmesine, anaların gözyaşlarının akmaya devam etmesine seyirci kalındı.

Ekonomimize bakacak olursak; Ekonomimiz uzun süredir dışa bağımlı, kaynağı belli olmayan sıcak para ile yaşadı. Bu para da ülkedeki güvensizlik ortamı nedeniyle gitmeye başladı. Günlük politikalar izlendi, kalıcı ve sürdürülebilir politikalar ve tedbirler alınamadı. Kamu harcamalarını azaltacak düzenlemeler yapılmadı aksine kamunun büyümesi ve harcamaların artmasına göz yumuldu.

Cumhuriyet döneminden kalma, çok zor şartlarda meydana getirilmiş olan değerlerimiz birer birer özelleştirildi, buradan elde edilen paralar ekonomiye kazandırılmadı, yatırıma ve üretime dönüştürülmedi, çar çur edildi.

  • Kayıt dışını yok edecek tedbirler alınmadı.
  • İşsizlik arttı, cari açık yükseldi.
  • Faizler yükseliyor, enflasyon can yakmaya başladı.
  • Kamunun iç ve dış borcu arttı. Özellikle hane haklının ve özel sektörün borcu giderek yükseldi. Herkes hiç olmadığı kadar borçla yaşamaya başladı.
  • Gizli bir ekonomik kriz yaşanıyor.

Ülkemiz açısından bu sorunlar ve ayrıca bilinmezlikler devam ederken mesleğimiz açısından da iyileşme olmadığı gibi iş yoğunluğumuz artmakta ve sorunlarımız devam etmektedir.

Son dakika uzatmalar, meslektaşlarımıza karşı idarenin tavırları, mesnetsiz sorumluluk raporları biz muhasebecileri patlama noktasına getirdi. Üzerimizdeki bu angaryalara son verilmesi ve yıllardan beri birikmiş ve yenileri oluşan sorunlarımızın çözülmesi için Türmob ve odalar tarafından daha etkili söylemler ve gerekirse  tüm meslektaşların katılacağı etkili eylemler gerçekleştirilmelidir.

13 Haziran 1989 tarihinse Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile  muhasebe ve denetim mesleği, yasal statüsüne kavuştu. 27 yıllık yasal statüsüne rağmen muhasebe ve denetim mesleği, ülkemizde yüzyılı aşkın bir geçmişe sahip bulunuyor.

1989 yılında çeşitli kesimlerin engellemelerini kırmak amacıyla ‘göç yolda düzelir’ mantığı ile kabul edilen, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun önemli eksiklik ve sıkıntıları bulunmaktadır. Günümüz koşullarını kavramaktan uzak olan düzenleme, içinde barındırdığı anti demokratik hükümleri ile de mesleğin gelişmesini engelleyerek önünde önemli sorun ve sıkıntılara sebep olmaktadır.

Yetkileri sınırlı, sorumlulukları geniş olan, muhasebe ve denetim mesleğinin, yetki ve sorumluluğun dengeli dağıtıldığı bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.

 Yıllardır biriken ve çözülmeyen sorunlar nedeniyle meslek mensupları sabırlarının sonuna geldi.

27 yıllık bir geçmişe sahip olan mesleğimiz, hazine ile mükellef arasında köprü görevi görmektedir. Ancak, sorun ve sıkıntıları çözülemeyen, üzerindeki yük sürekli artan bu köprü, maalesef artık alarm vermektedir. 

Muhasebe, finansal raporlama ve denetim, işletmelerin ve doğal olarak ülke ekonomilerinin gelişiminde önemli fonksiyonlar üstlenmektedir. Sağlıklı ve güvenilir finansal raporlama, sağlıklı bir ekonominin temel taşlarından biridir. 

Uluslararası gelişmelerle birlikte muhasebe ve denetim mesleği, kamu maliyesinin güçlenmesine katkı koymanın yanı sıra, işletmelerimizin gelişmesinde yol gösterici ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğinde ivme kazandırıcı bir görev üstlenmektedir. 

TÜRMOB ve odalarımız yılardır, mesleki çıkarları ön plana almak yerine, ülke çıkarlarını gözeterek taleplerini belirlemektedir. Taleplerimiz ve beklentilerimiz kamu maliyesinin daha da iyileşmesi içindir, işletmelerimizi geliştirmek içindir, yani ülkemiz içindir. 

Muhasebe ve denetim mesleğinin yetki ve sorumluluklarının, ülkemizde de uluslararası standartlara uygun olarak düzenlenmesi en büyük beklentimizdir.

 Muhasebe ve denetim mesleğinin mensupları olan bizler, sürekli ertelenen ve büyüyen sorunlarımızın artık çözülmesini istiyoruz. Hazırladığımız çözüm raporlarının tozlu raflara terk edilmeden, hassasiyetle üzerinde durulmasını istiyoruz. Günümüz koşullarını kavrayan, mesleğin gelişiminin önünü açan, anti demokratik hükümlerinden arındırılmış bir meslek yasasını talep ediyoruz

 Muhasebe hizmet tesliminde hesaplanan KDV, genel orandan çıkarılıp (%18), indirimli orana (% 8 - % 1) tabii olmalıdır. Son dönem geçici vergi kaldırılmalıdır. Meslek mensubunun stopajdan dolayı aldığı iade sadece vergi borçlarına değil, gerek nakit gerekse SGK borçlarına, Bağ-Kur borçlarına da mahsup edilebilmelidir. TÜİK ve karşıt inceleme tutanakları, ücretsiz yapılmamalıdır. Odamızın yayınlamış olduğu ücret tarifesinde yer aldığı gibi, Resmi Gazete’de yayınlanan ücret tarifesinde de yer almalıdır. SMMM’lerin bağımsız denetçilik hakları, yeminli mali müşavirlerin gölgesinde bırakılmamalı, SMMM’lerin bağımsız denetim yetkisi süreyle sınırlandırılarak, genç meslektaşların önüne süre engeli konulmamalıdır. 5/10 oranında tevkifat uygulamasına geçilmelidir. Aday meslek mensuplarımız olan stajyerlerimize, avukatlarda olduğu gibi, kısa vadeli sigorta kolları uygulanmalıdır.

 1-7 Mart tarihlerinde, çeşitli etkinliklerle bir haftaya yayarak kutladığımız ‘Muhasebe Haftası’ aynı tarihlerde kutlanan Vergi Haftası’nda değil de 3568 Sayılı Meslek Yasası’nın yürürlüğe girişinin yıldönümü olan 13 Haziran tarihinde kutlanmalıdır. TÜRMOB tarafından alınacak karar ile ‘Muhasebe Haftası’nın, 13 Haziran’ı da içine alan bu haftada kutlanması; ‘Vergi İçin Muhasebe’ değil de ‘Bilgi İçin Muhasebe’ anlayışının benimsenmesine katkı sağlayacak, Maliye Bakanlığı ile yanaşık düzen kutlanmasına son verilecektir” dedi.

 Kamuoyu ve ilgililere duyurulur

Saygılarımla,

Vedat ADAK

   Başkan



İZMİR MALİ MÜŞAVİRLER ODASI BAŞKANI ADAK: MESLEK YASAMIZIN KABUL EDİLİŞİNİN 27. YILI

İZMİR MALİ MÜŞAVİRLER ODASI BAŞKANI ADAK: MESLEK YASAMIZIN KABUL EDİLİŞİNİN 27. YILI

Muhasebe ve denetim mesleğinin yasal statüsüne kavuşmasının yıl dönümü dolayısı ile Oda Başkanı Vedat Adak yazılı bir açıklama yaptı.

13 Haziran 2016 Pazartesi 11:43   

“Ülkemiz ve mesleğimiz açısından gergin ve sıkıntılı günler yaşıyoruz. Yaşanan bu sıkıntılar karşısında Odalarımızın ve Türmob’un sorunların çözümü noktasında daha etkin daha söz sahibi olması gerektiğini düşünüyoruz.

17/25 Aralık tarihinden sonra çözüm süreci yerini terör sürecine bıraktı. Her gün şehit haberleri almaktayız. Birçok yerde yüzlerce günahsız yurttaşımız canlı bombaların hedefi oldu. Olmaya devam ediyor.  Halkımıza karşı yapılan bu tür terör eylemlerinin kaynağı ve sebebi ne olursa olsun kınıyor ve ölenlerimize rahmet diliyoruz.

Bu ülke yurttaşları olarak çok büyük sorunlar yaşamaktayız. Ülkemiz maalesef iyi yönetilmiyor.

  • Bu ülkede yaşayan halkın güvenliği sağlanamadı.
  • Yaşadığımız bu ülkede adalet ve hukuk yok edildi. Yandaş yargı oluşturuldu.
  • Ülkesini seven gençler, yazan çizen aydınlar susturuldu, özgürlüklerine müdahale edildi.
  • Halkın gerçek ve doğru bilgi almaları engellendi, yandaş medya oluşturuldu.
  • Yanlış dış politika izlendi, komşularımız başta olmak üzere dünya devletleri ile büyük sorunlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediliyor.
  • İçeride de iç barış sağlanamadı. Her gün gençlerimizin kaybedilmesine, anaların gözyaşlarının akmaya devam etmesine seyirci kalındı.

Ekonomimize bakacak olursak; Ekonomimiz uzun süredir dışa bağımlı, kaynağı belli olmayan sıcak para ile yaşadı. Bu para da ülkedeki güvensizlik ortamı nedeniyle gitmeye başladı. Günlük politikalar izlendi, kalıcı ve sürdürülebilir politikalar ve tedbirler alınamadı. Kamu harcamalarını azaltacak düzenlemeler yapılmadı aksine kamunun büyümesi ve harcamaların artmasına göz yumuldu.

Cumhuriyet döneminden kalma, çok zor şartlarda meydana getirilmiş olan değerlerimiz birer birer özelleştirildi, buradan elde edilen paralar ekonomiye kazandırılmadı, yatırıma ve üretime dönüştürülmedi, çar çur edildi.

  • Kayıt dışını yok edecek tedbirler alınmadı.
  • İşsizlik arttı, cari açık yükseldi.
  • Faizler yükseliyor, enflasyon can yakmaya başladı.
  • Kamunun iç ve dış borcu arttı. Özellikle hane haklının ve özel sektörün borcu giderek yükseldi. Herkes hiç olmadığı kadar borçla yaşamaya başladı.
  • Gizli bir ekonomik kriz yaşanıyor.

Ülkemiz açısından bu sorunlar ve ayrıca bilinmezlikler devam ederken mesleğimiz açısından da iyileşme olmadığı gibi iş yoğunluğumuz artmakta ve sorunlarımız devam etmektedir.

Son dakika uzatmalar, meslektaşlarımıza karşı idarenin tavırları, mesnetsiz sorumluluk raporları biz muhasebecileri patlama noktasına getirdi. Üzerimizdeki bu angaryalara son verilmesi ve yıllardan beri birikmiş ve yenileri oluşan sorunlarımızın çözülmesi için Türmob ve odalar tarafından daha etkili söylemler ve gerekirse  tüm meslektaşların katılacağı etkili eylemler gerçekleştirilmelidir.

13 Haziran 1989 tarihinse Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile  muhasebe ve denetim mesleği, yasal statüsüne kavuştu. 27 yıllık yasal statüsüne rağmen muhasebe ve denetim mesleği, ülkemizde yüzyılı aşkın bir geçmişe sahip bulunuyor.

1989 yılında çeşitli kesimlerin engellemelerini kırmak amacıyla ‘göç yolda düzelir’ mantığı ile kabul edilen, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun önemli eksiklik ve sıkıntıları bulunmaktadır. Günümüz koşullarını kavramaktan uzak olan düzenleme, içinde barındırdığı anti demokratik hükümleri ile de mesleğin gelişmesini engelleyerek önünde önemli sorun ve sıkıntılara sebep olmaktadır.

Yetkileri sınırlı, sorumlulukları geniş olan, muhasebe ve denetim mesleğinin, yetki ve sorumluluğun dengeli dağıtıldığı bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir.

Yıllardır biriken ve çözülmeyen sorunlar nedeniyle meslek mensupları sabırlarının sonuna geldi.

27 yıllık bir geçmişe sahip olan mesleğimiz, hazine ile mükellef arasında köprü görevi görmektedir. Ancak, sorun ve sıkıntıları çözülemeyen, üzerindeki yük sürekli artan bu köprü, maalesef artık alarm vermektedir.

Muhasebe, finansal raporlama ve denetim, işletmelerin ve doğal olarak ülke ekonomilerinin gelişiminde önemli fonksiyonlar üstlenmektedir. Sağlıklı ve güvenilir finansal raporlama, sağlıklı bir ekonominin temel taşlarından biridir.

Uluslararası gelişmelerle birlikte muhasebe ve denetim mesleği, kamu maliyesinin güçlenmesine katkı koymanın yanı sıra, işletmelerimizin gelişmesinde yol gösterici ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğinde ivme kazandırıcı bir görev üstlenmektedir.

TÜRMOB ve odalarımız yılardır, mesleki çıkarları ön plana almak yerine, ülke çıkarlarını gözeterek taleplerini belirlemektedir. Taleplerimiz ve beklentilerimiz kamu maliyesinin daha da iyileşmesi içindir, işletmelerimizi geliştirmek içindir, yani ülkemiz içindir.

Muhasebe ve denetim mesleğinin yetki ve sorumluluklarının, ülkemizde de uluslararası standartlara uygun olarak düzenlenmesi en büyük beklentimizdir.

Muhasebe ve denetim mesleğinin mensupları olan bizler, sürekli ertelenen ve büyüyen sorunlarımızın artık çözülmesini istiyoruz. Hazırladığımız çözüm raporlarının tozlu raflara terk edilmeden, hassasiyetle üzerinde durulmasını istiyoruz. Günümüz koşullarını kavrayan, mesleğin gelişiminin önünü açan, anti demokratik hükümlerinden arındırılmış bir meslek yasasını talep ediyoruz

Muhasebe hizmet tesliminde hesaplanan KDV, genel orandan çıkarılıp (%18), indirimli orana (% 8 - % 1) tabii olmalıdır. Son dönem geçici vergi kaldırılmalıdır. Meslek mensubunun stopajdan dolayı aldığı iade sadece vergi borçlarına değil, gerek nakit gerekse SGK borçlarına, Bağ-Kur borçlarına da mahsup edilebilmelidir. TÜİK ve karşıt inceleme tutanakları, ücretsiz yapılmamalıdır. Odamızın yayınlamış olduğu ücret tarifesinde yer aldığı gibi, Resmi Gazete’de yayınlanan ücret tarifesinde de yer almalıdır. SMMM’lerin bağımsız denetçilik hakları, yeminli mali müşavirlerin gölgesinde bırakılmamalı, SMMM’lerin bağımsız denetim yetkisi süreyle sınırlandırılarak, genç meslektaşların önüne süre engeli konulmamalıdır. 5/10 oranında tevkifat uygulamasına geçilmelidir. Aday meslek mensuplarımız olan stajyerlerimize, avukatlarda olduğu gibi, kısa vadeli sigorta kolları uygulanmalıdır.

1-7 Mart tarihlerinde, çeşitli etkinliklerle bir haftaya yayarak kutladığımız ‘Muhasebe Haftası’ aynı tarihlerde kutlanan Vergi Haftası’nda değil de 3568 Sayılı Meslek Yasası’nın yürürlüğe girişinin yıldönümü olan 13 Haziran tarihinde kutlanmalıdır. TÜRMOB tarafından alınacak karar ile ‘Muhasebe Haftası’nın, 13 Haziran’ı da içine alan bu haftada kutlanması; ‘Vergi İçin Muhasebe’ değil de ‘Bilgi İçin Muhasebe’ anlayışının benimsenmesine katkı sağlayacak, Maliye Bakanlığı ile yanaşık düzen kutlanmasına son verilecektir” dedi.

Kamuoyu ve ilgililere duyrulur

Saygılarımla,

Vedat ADAK

   Başkan