• ÇARŞAMBA, 19 EYLÜL 2018
Hızlı Erişim
  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZDAN
TAKİP EDEBİLİRSİNİZ

Evrensel Değerler Her Türlü İktidardan Üstündür

  • Evrensel Değerler Her Türlü İktidardan Üstündür

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Hatırlatıyoruz:

Evrensel Değerler Her Türlü İktidardan Üstündür

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık, 1948'den bu yana her yıl İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Bugün dünyada ve ülkemizde insani yaşam koşullarına ve temel insan haklarına ilişkin gelişmeler ne yazık ki bir “kutlamadan” söz edilmesinin koşullarını ortadan kaldıran gelişmelerdir.

Dünyamız, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayımlanan İnsani Gelişme Raporu’na göre sosyal ve ekonomik paylaşım ilkeleri açısından en kötü dönemini yaşamaktadır. Gelişmiş ülkelerin arasında birkaç ülke ve bu gelişmiş ülkelerin çok uluslu şirketleri, tüm dünyada elde edilen gelirin yaklaşık %80’ine sahiptir. 91 gelişmekte olan ülkede yaşayan yaklaşık 1,5 milyar insan çok boyutlu yoksullukla karşı karşıya ve sağlık, eğitim ve yaşam standartları alanlarında tekrarlayan yoksunluklardan muzdariptir. Ayrıca yaklaşık 800 milyon insan, herhangi bir zorluğun ortaya çıkması durumunda yoksulluğun pençesine düşme riskiyle yaşamaktadır. Gelir dağılımının dünya ölçeğinde yarattığı uçurum, yoksulluğun boyutu ve işsizlik sorunu gündemin ilk sıralarında yer almaktadır.

Türkiye, ekonomik kötü gidişata paralel olarak şiddet, terör ve savaş girdabında toplumsal ve sosyal bir başka krizle yüz yüzedir. İnsan hakkı ihlallerini sayısal olarak ifade etmek güçleşmiş, insanımız bugün en temel insani hak olan “yaşama hakkı”ndan dahi yoksundur. 15 Temmuz darbe girişimi ve ardından OHAL ile toplum belirsizlik, gelecek kaygısı, tedirginlik ve korkuyla yaşamak zorunda bırakılmıştır. Ülkenin aydınları, gazetecileri, yazarları, seçilmiş belediye başkanları, milletvekilleri zorla gözaltına alınmakta, tutuklanmaktadır.

İfade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik saldırılar artmış, hak, hukuk, kadın, çocuk, mülteci, sığınmacı, göçmen ve yoksulların hakları için çalışan derneklere yönelik keyfi ve hukuk dışı uygulamalar yapılmaktadır.

OHAL’in ardından Türkiye’nin BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’ni askıya alma başvurusu reddedilmiş olmasına rağmen tüm uluslararası taahhütler, insan haklarına ilişkin güvenceler ve temel Anayasal haklar fiilen askıya alınmıştır. Bu yüzden mevcut uygulamalar; gayrimeşrudur, bir başka deyişle yasa dışıdır. İktidar, seçimle elde edemediği sonuçları sivil bir darbeyle birer birer gerçekleştirmektedir.

Böyle bir dönemde, İnsan Hakları Günü’nde evrensel değerlerin her türlü iktidardan üstün olduğunu hatırlatmakta yarar vardır. Yaratılmaya çalışılan korku imparatorluğuna karşı tüm hukuki mekanizmalar çalışır hale getirilmeli, tüm antidemokratik uygulamalara, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan OHAL uygulamasına son verilmelidir.

Vedat ADAK

İzmir SMMMO Başkanı

Seminer ve Etkinliklerimizden haberdar olmak için e-bültenimize kayıt olun.