Özel Eğitim Ve Öğretim Kurumlarına Ait Vergi Mevzuatı Hak.

Soru

Merhaba,

Yeni kurulan özel eğitim öğretim faaliyeti gösteren şirketimiz mevcuttur. Şirketimiz yatırım teşvik belgesine sahip olup, bu hususta   dikkat edilmesi gereken ve ayrıcalık gösteren vergi mevzuatına ilişkin istisnalar, muafiyetler (gelir vergisi kanunu, kdv kanunu) yer alan hükümler mevcut mudur?

Teşekkürler.

Cevap

Merhabalar,

Özel Eğitim Öğretim faaliyeti ile uğraşan kurumların vergi mevzuatı oldukça kapsamlı olup kısaca bilgi verilecektir.

Bilindiği üzere  Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin (ı) bendinde “eğitim-öğretim kazanç istisnası” mevcuttur. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun  5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde eğitim ve öğretim işletmelerine tanınan kazanç istisnası yer almaktadır. Madde hükmüne göre; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında yer alan okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği usûller çerçevesinde beş hesap dönemi itibarıyla kurumlar vergisinden istisnadır.İstisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin faaliyete geçmelerini müteakiben Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir. Bakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görüşünü aldıktan sonra sonucu mükellefe bildirmektedir. Uygulamada Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nca mükellefe sonuç yazılı olarak bildirilmektedir. Maliye Bakanlığı’nca mükellefe verilen olumlu cevaba “ istisna uygulama belgesi” denilmektedir.

Eğitim öğretim işletmeleri kazanç istisnasından yararlanan mükelleflerin, işletilen okullara ilave olarak yeni okul veya merkez açmaları durumunda, yeni açılan okul veya merkezden elde edilen kazanç, istisna uygulaması açısından ayrı bir birim olarak değerlendirilecektir. Diğer bir ifadeyle, istisna uygulaması okul bazında yapılacaktır.

İstisna, okulların eğitim-öğretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına uygulanacaktır. Eğitim-öğretim kazancı dışındaki gelirlere istisnanın uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle istisna uygulaması açısından, mükelleflerin kayıtlarını farklı yıllarda faaliyete geçen işletmelerinden elde edilen kazançları ayrı ayrı tespit etmeye imkan verecek şekilde ve istisna dışı kazançların istisna kazançtan ayrılacak şekilde tutmaları gerekmektedir. Aşağıda istisna kazanç ve istisna dışı kazanç belirlemesinde özellik arzeden gelirler yer almaktadır.

1-Yemek ve konaklama hizmetlerinin okul bünyesinde verildiği ve bu hizmetlere ilişkin bedelin okul ücretine dahil olduğu durumlarda,elde edilen kazanç herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın istisna uygulamasına konu olacak olup yemek hizmetinin dışarıdan satın alınması istisna uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

2-Yemek ve konaklama bedelinden hareketle taşıma işinin de istisna kapsamında değerlendirilmesi ihtimali mevcut olup yasa da açık hüküm yoktur. Ancak; bedelin okul ücretinden ayrı alınması söz konusu olursa bu durumda taşıma işi kazancı  istisnaya girmeyecektir.

3-Eğitim tesislerinde yer alan büfe, kantin, kafeterya gibi tesislerin gerek bizzat işletilmesinden gerekse kiraya verilmesinden elde edilen kazançlara istisna uygulanması söz konusu değildir.

4-Kurumlar Vergisi Kanunu’nun istisnaları düzenleyen 5. maddesinin son fıkrası hükmüne göre; kurumların, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına (iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç) ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilemez. Özel okul işleten kurumların istisna kapsamı dışında faaliyetlerinin de olduğu durumlarda, ortak giderlerin uygun dağıtım anahtarı kullanılarak kazanç tespitinde dikkate alınması, istisna okullarla ilgili zararların vergi matrahının hesaplanmasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

5-Eğitim faaliyetinde bulunan mükelleflerin eğitim faaliyetinde bulundukları birden fazla okul olması ve bu okulların bir kısmının eğitim-öğretim istisnasından faydalanması, bunun yanında eğitim-öğretim kazancı dışında gelirlerinin de bulunması durumunda kayıtlar her bir okul bazında kar zarar tespitini sağlayacak şekilde tutulmalıdır. Bu yapı oluşturulurken doğrudan her bir kampüse ilişkin gelir ve giderler ilgili kampüslerle bağlantı kurulacak şekilde kayıt altına alınmalı, hangi kampüse ilişkin olduğu belli olmayan ortak giderler ise ayrı bir alt grup altında İzlenmelidir. Toplam hasılat içinde her bir okulun hasılatının payı tespit edilerek, belirlenecek bir oran dahilinde herhangi bir kampüse ait olmayan ortak giderler dağıtılmalıdır.

Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. Maddesine göre okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarının işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı’nın belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde beş vergilendirme dönemi gelir vergisinden müstesnadır. İstisna, okulların faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren başlar. Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan istisna kazanç uygulamasının usul ve esasları hakkında 254 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde açıklamalarda bulunulmuştur.

 

KDV açısından;

Belli bir dönemi kapsayan hizmetlerde KDV açısından vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için hizmetin tamamlanması gerekmemekte olup her bir vergilendirme döneminin tamamlanmasıyla bu dönem işleriyle sınırlı olmak üzere vergiyi doğuran olayın meydana geldiği benimsenmiştir. Bu nedenle eğitim hizmetlerinde vergiyi doğuran olay eğitim hizmetinin fiilen verildiği vergilendirme dönemlerinde ortaya çıkmaktadır.

1 - Eğitim-öğretim bedelinin kısmen veya tamamen peşin ya da çek ve senetle tahsil edilmesinin veya hiç tahsil edilmemesinin bu şekilde beyan edilmesi gereken vergide bir önemi yoktur. Bedelin avans olarak peşin tahsil edilmesi durumunda da her bir vergilendirme dönemine isabet eden vergiler, ait oldukları dönemlerde beyan edilecektir.

2 - Belli bir süreyi kapsayacak şekilde belirlenen eğitim ücretine ilişkin katma değer vergisinin, fiilen eğitim-öğretim hizmeti verilen vergilendirme dönemine isabet eden kısmının bu vergilendirme dönemleri itibariyle hesaplanıp, beyan edilmesi gerekmektedir.

3 - Herhangi bir nedenle önceden fatura düzenlenmesi halinde ise, Kanun’un 10/b maddesi uyarınca fatura bedeli üzerinden vergi hesaplanacak ve hesaplanan bu vergi faturanın düzenlendiği vergilendirme dönemine ait beyanname ile beyan edilecektir.

4- 5580 Sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu’nun 13. maddesine göre; kurumlar, öğrenim gören öğrenci sayısının %3’ünden az olmamak üzere ücretsiz öğrenci okutmakla yükümlüdürler.3065 Sayılı KDVK’nun 17/2-b maddesi gereğince 5580 sayılı Kanun hükümlerine tabi özel okullar tarafından ilgili dönemdeki kapasitelerinin % 10’una kadar öğrencinin bedelsiz okutulması durumunda KDV istisnası söz konusudur. Bu şekilde ücretsiz okutulan öğrencilere okulca verilen bir hizmet söz konusu olduğu için her bir ücretsiz öğrenci için ayrı ayrı bedel gösterilmese de fatura düzenlenmeli ve «ücretsiz okutulan öğrenci» ibaresi yazılmalıdır. KDVK’nun 17/2-b maddesinde yer alan istisna, kısmi istisna niteliğinde bir istisna olup, kısmi istisna kapsamındaki hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV’lerin indirimi kanunun 30 ve 32. maddeleri gereği mümkün olmayıp, bu tür hizmetlerle ilgili yüklenilen KDV’ler gider ve  maliyet unsuru olarak dikkate alınmalıdır.

Ücretsiz okutulan öğrencilerden bir hasılat söz konusu olmadığından diğer öğrencilere uygulanan ücret emsal alınarak ücretsiz okutulan öğrencilerden alınmayan satış hasılatı bulunup, bu tutar ile kurumun fiili satış hasılatı kıyaslanarak indirilmeyecek KDV tespit edilerek düzeltme yapılmalıdır.

Özel Hesap Dönemi

Eğitim-öğretim faaliyetinde bulunan kurumlarda faaliyet eğitim dönemleri itibari ile yürütüldüğü için hesap dönemi takvim yılı olarak kullanıldığında gelir ve giderler bölünebilmekte, bu durum ise söz konusu kurumların mali tablolar ve dönem kurum kazancının doğru tespiti açısından bu kurumlar özel hesap dönemini tercih edebilirler.

Özel hesap dönemine geçen işletmelerin geçici vergi ve kurumlar vergisi beyan ve ödeme süreleri takvim yılı olarak kullanılan işletmelere göre farkılıdır.

Hesap Dönemini 01 Eylül – 31/Ağustos olarak değiştiren bir Özel Okulun Geçici Vergi ve Kurumlar Vergisi beyan ve ödeme takvimi aşağıdaki gibi olacaktır.

Vergi Türü            Beyan Tarihi               Beyan ve Ödeme Tarihi

1.Geçici Vergi 01/09/2015-30/11/2015     14/01/2016 – 17/01/2016

2.Geçici Vergi 01/09/2015-28/02/2016     14/04/2016 – 17/04/2016

3.Geçici Vergi 01/09/2015-31/05/2016     14/07/2016– 17/07/2016

 4.Geçici Vergi 01/09/2015-31/08/2016    14/10/2016 – 17/10/2016

Kurumlar Vergisi 01/09/2015-31/08/2016 25/12/2016– 31/12/2016

Diğer taraftan yararlanabileceğiniz teşvikler; yatırım teşvik belgesinin içeriğinde ve ekli listesinde yer  alan mal ve hizmet alımlarınıza ilişkin Gümrük vergisi muafiyeti, Katma Değer Vergisi istisnası ile Gelir vergisi stopajı desteği ,Vergi indirimi, Sigorta primi işveren hissesi desteği, Yatırım yeri tahsisi, Faiz desteği belirtilmiş olmalıdır.Buna göre yatırım teşvik  belgesinde yer alan teşviklerden faydalanmanız gerekir.

Teşekkürler.

                                                                                                          Serap ENSARİOĞLU

                                                                                                           Vergi Danışmanı